Membran Akışkanlığı

Membran akışkanlığına yol açan çok sayıda faktör vardır. İlk olarak, zarın mozaik özelliği, plazma zarının akışkan kalmasına yardımcı olur. İntegral proteinler ve lipitler, zarda ayrı fakat gevşek şekilde bağlanmış moleküller olarak bulunur. Membran, genişleyebilen ve büzülebilen bir balon gibi değildir; daha ziyade, oldukça serttir ve nüfuz ederse veya bir hücre çok fazla su alırsa patlayabilir. Bununla birlikte, mozaik yapısından dolayı, çok ince bir iğne, patlamasına neden olmadan bir plazma zarına kolayca nüfuz edebilir; iğne çekildiğinde membran akacak ve kendiliğinden kapanacaktır.

Akıcılığa neden olan ikinci faktör, fosfolipidlerin doğasıdır. Doymuş formlarında fosfolipid kuyruklarındaki yağ asitleri bağlı hidrojen atomları ile doyurulur; bitişik karbon atomları arasında çift bağ yoktur. Bu nispeten düz kuyruklarla sonuçlanır. Buna karşılık, doymamış yağ asitleri, bitişik karbon atomları arasında bazı çift bağlar içermelerine rağmen, maksimum sayıda hidrojen atomu içermez; çift ​​bağ, karbon dizesinde yaklaşık 30 derecelik bir bükülme ile sonuçlanır. Bu nedenle, doymuş yağ asitleri, düz kuyrukları ile, sıcaklığın düşürülmesiyle sıkıştırılırsa, birbirlerine bastırılarak yoğun ve oldukça sert bir zar meydana gelir. Eğer doymamış yağ asitleri sıkıştırılırsa, kuyruklarındaki “kıvrımlar” bitişik fosfolipid moleküllerini dirsekler, fosfolipid molekülleri arasında biraz boşluk bırakılması. Bu “dirsek odası”, fosfolipidlerinde doymuş yağ asitli kuyruklu zarların “donması” veya katılaşacağı sıcaklıklarda zardaki akışkanlığın korunmasına yardımcı olur. Membranın nispi akışkanlığı soğuk bir ortamda özellikle önemlidir. Soğuk bir ortam, büyük ölçüde doymuş yağ asitlerinden oluşan zarları sıkıştırma eğilimindedir, bu da onları daha az akışkan hale getirir ve yırtılmaya karşı daha duyarlıdır. Birçok organizma (balık bir örnektir) sıcaklığın düşmesine yanıt olarak membranlarındaki doymamış yağ asitlerinin oranını değiştirerek soğuk ortamlara adapte olabilir. Bu “dirsek odası”, fosfolipidlerinde doymuş yağ asitli kuyruklu zarların “donması” veya katılaşacağı sıcaklıklarda zardaki akışkanlığın korunmasına yardımcı olur. Membranın nispi akışkanlığı soğuk bir ortamda özellikle önemlidir. Soğuk bir ortam, büyük ölçüde doymuş yağ asitlerinden oluşan zarları sıkıştırma eğilimindedir, bu da onları daha az akışkan hale getirir ve yırtılmaya karşı daha duyarlıdır. Birçok organizma (balık bir örnektir) sıcaklığın düşmesine yanıt olarak membranlarındaki doymamış yağ asitlerinin oranını değiştirerek soğuk ortamlara adapte olabilir. Bu “dirsek odası”, fosfolipidlerinde doymuş yağ asitli kuyruklu zarların “donması” veya katılaşacağı sıcaklıklarda zardaki akışkanlığın korunmasına yardımcı olur. Membranın nispi akışkanlığı soğuk bir ortamda özellikle önemlidir. Soğuk bir ortam, büyük ölçüde doymuş yağ asitlerinden oluşan zarları sıkıştırma eğilimindedir, bu da onları daha az akışkan hale getirir ve yırtılmaya karşı daha duyarlıdır. Birçok organizma (balık bir örnektir) sıcaklığın düşmesine yanıt olarak membranlarındaki doymamış yağ asitlerinin oranını değiştirerek soğuk ortamlara adapte olabilir. Onları daha az akışkan ve yırtılmaya daha duyarlı hale getirir. Birçok organizma (balık bir örnektir) sıcaklığın düşmesine yanıt olarak membranlarındaki doymamış yağ asitlerinin oranını değiştirerek soğuk ortamlara adapte olabilir. Onları daha az akışkan ve yırtılmaya daha duyarlı hale getirir. Birçok organizma (balık bir örnektir) sıcaklığın düşmesine yanıt olarak membranlarındaki doymamış yağ asitlerinin oranını değiştirerek soğuk ortamlara adapte olabilir.

Hayvanlarda, membran sıvısını tutan üçüncü faktör kolesteroldür. Membrandaki fosfolipitlerin yanında bulunur ve sıcaklığın membran üzerindeki etkilerini hafifletme eğilimindedir. Böylece, kolesterol, düşük sıcaklıkların akışkanlığı inhibe etmesini önleyen ve yüksek sıcaklıkların akışkanlığı çok fazla artırmasını önleyen bir tampon işlevi görür. Kolesterol, her iki yönde de, membranın uygun şekilde akışkan olduğu ve sonuç olarak işlevsel olduğu sıcaklık aralığını genişletir. Kolesterol ayrıca, transmembran protein kümelerinin lipit sallarına düzenlenmesi gibi başka fonksiyonlara da hizmet eder.

Yeni Biyoloji Forumda Ara

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here