İnsanda Gebelik Süreci ve Doğum Nasıl Gerçekleşir?

Ovulasyondan sonra fallopi tüpüne gelen yumurta, burada spermle karşılaşırsa döllenebilir. Döllenmiş yumurta fallopi tüpünden beslenmeye ve burada ilk mitoz bölünmeleri geçirmeye başlar.

Gelişen embriyo 4-5 günde uterusa gelerek buraya yapışır (implantasyon). Bundan sonra plasenta oluşumu başlar. Beslenme burada olur.

Gebeliğin 8 – 12. haftalarında plasenta oluşumu tamamlanır. Plasenta oluşumuna embriyodan oluşan yapılar ve annenin uterus dokusu katılır. Bunlar koryon villusları, allantoyis ve uterusun iç çeperidir.

Plasenta ve fetüs, göbek bağı ile birbirine bağlıdır. Göbek bağı gelişmenin başlangıcında amniyon zarının oluşturduğu bir tüp şeklindedir. Bu yapıya embriyodan gelen iki atardamar, koryon villuslarındaki kılcal damarların birleşmesinden meydana gelen bir toplardamar, vitellus kesesi ve allantoyis katılır. Bunlar bağ dokusu ile çevrilerek göbek bağı meydana getirilmiş olur. Göbek bağı 1 cm çapında ve 70 cm uzunluğunda olup sarmal biçiminde
kıvrımlıdır.

Embriyonun madde alışverişi plasentada olur. Koryon villuslarının çevresinde, uterus dokusunda plasental boşluklar oluşur. Anneye ait kan bu boşluklardan geçer. Koryon villuslarındaki kılcal kan damarı ile plasental boşluktaki anne kanı arasında madde alışverişi olur. Anne ve fetüs kanı burada
veya hiçbir yerde birbirine karışmaz. Çünkü aralarında, koryon zarı ve kılcaldamar çeperi vardır.

Embriyoda meydana gelen metabolizma artıklarını (CO2, üre vb.) taşıyan kan, göbek bağındaki atardamarlarla plasentaya gelerek kılcallara dağılır. Koryon villuslarındaki kılcallardan geçen fetüs kanı ile plasental boşluklardan geçen anne kanı arasında madde alışverişi olur. Fetüs kanındaki CO2, üre vb.
artıklar anne kanına; anne kanındaki glikoz, amino asit, vitamin vb. organik besinler; su, tuzlar, oksijen gibi inorganik maddeler ve hormon, antikor vb. kompleks organik bileşikler fetüs kanına geçer. Kılcallardan toplanan kan göbek bağındaki toplardamarla
fetüse geri döner. Plasentadaki madde alışverişleri difüzyon ve aktif taşıma ile olur.

  • Görüldüğü gibi plasenta embriyo için,
  • Bağırsak gibi çalışarak embriyoyu besler.
  • Böbrek gibi çalışarak embriyo kanını boşaltım artıklarından temizler.
  • Akciğer gibi çalışarak embriyo kanını CO2 den temizleyip, oksijence zenginleştirir.

Plasentanın başka ve önemli bir görevi de endokrin bez gibi çalışmasıdır. Embriyo uterusa geldiğinde plasenta oluşumuna katılan koryon zarından üç tip hormon salgılanmaya başlar. Bu hormonlar LTH benzeri hormon, progesteron ve östrojendir.
Artık gebeliğin devamı için gerekli düzenlemelerde, hipotalamus, hipofiz ve korpus luteumun yanında, plasentadan salgılanan bu hormonlar da etkili olmaktadır.

LTH, korpus luteumun varlığını sürdürmesini ve buradan progesteron ile östrojen salgısının devamını sağlar.

Progesteron, hipofizin FSH salgısını önleyerek yeni bir folikül gelişmesini engeller. Uterus kaslarının kasılmasını önleyerek de gebeliğin devamını sağlar. Östrojen, uterusun yumuşak kalmasını vb. sağlar. Gebeliğin dördüncü ayından sonra plasenta gelişiminin tamamlanmasına bağlı olarak korpus luteum geriler ve buradaki progesteron salgısı azalır. Bu
dönemde plasentanın salgıladığı progesteron normal zamanlardakinin 10 katına ulaşır.

Embriyo geliştikçe plasenta ve uterus büyür. ‹nsanda normal gebelik süresi 9 ay 10 gün (280 gün = 40 hafta) dür. Bu süre tamamlandıktan sonra doğum olur.

Doğum bazan erken veya geç olabilir. 28 haftalık veya 45 haftalık doğan bebekler tıbbi yardımla yaşayabilir.

NOT: Bazı durumlarda dişi bireyde yumurtalıktan atılan yumurta fallopi tüpüne geçmez. Karın boşluğuna düşer ve burada döllenir. Buna dış gebelik denir.

Doğum

Bebeğin uterustan anne vücudunun dışına çıkması sırasında meydana gelen olaylara doğum denir. Gebelik süresince salgılanan progesteron, uterus kası lmasını ve böylece düşük olmasını önler. Östrojenin kasılmaları artırıcı etkisi vardır. Gebeliğin 7. ayından sonra salgılanan östrojen miktarı artarak
normal zamanlardakinin 50 katına çıkar. Bu dönemde hipofizden salgılanan oksitosin miktarı da artar. Östrojen ve oksitosin hormonları, uterus kasılmalarını uyarır. Bu kasılmalar bir sancıya da neden olduğundan doğum sancısı adını alır. Sancı aralarındaki süre gittikçe azalır. 10-12 saat süren kasılmalar ile fetüs, uterustan vajinaya gelir ve buradan dışarı çıkar.
Doğumdan kısa bir süre sonra göbek bağı bağlanıp kesilerek bebek anneden ayrılır. Doğumla birlikte uterus küçülmeye başlar ve zamanla gebelikten önceki büyüklüğüne ulaşır. Bundan sonra menstruasyon periyodu yeniden başlar ve yeni bir döllenmeye kadar devam eder.

Çoklu Doğum

Memelilerin çoğunda ve insanda doğumla bir yavru meydana getirilirken bazı hayvanlarda bir doğumla birden fazla yavru meydana getirilebilir. ‹nsanda yaklaşık 1/86 olasılıkla iki yavru, seyrek olarak da üç, dört, beş ve altı yavru aynı anda doğabilir. Bir doğumda birden fazla bireyin doğmasına çoklu doğum denir. Çoklu doğumun (ikiz, üçüz vb.) dörtte üçü iki yumurtanın her birinin bir yumurtalıktan aynı anda çıkması sonucu oluşur. Bu yumurtaların ikisi de döllenir ve gelişirse doğan yavrulara ayrı yumurta ikizleri (çift yumurta ikizleri) denir. Ayrı yumurta
ikizlerinin cinsiyetleri aynı ya da farklı olabilir. Genotip ve fenotipleri farklıdır. Ayrı zamanlarda doğan kardeşler kadar birbrine benzerler.

Zigotun ilk bölünmesiyle meydana gelen iki hücre, rahimde birbirinden ayrılarak ayrı ayrı gelişirse bunlara tek yumurta ikizleri (özdeş ikizlik) denir. Genotip bakımından birbirinin aynı olarak kabul edilir. Dış görünüş bakımından ise ayırt edilmeyecek şekilde birbirine çok benzerler. Cinsiyetleri de aynıdır. Ayrı yumurta ikizliğine göre daha az görülür.

Tek yumurta ikizleri ender olarak tam ayrılmadan gelişip bitişik olarak doğarlar (siyam ikizleri). Ayrılmama her derecede olabilir. Tam ayrılma durumundan, vücudun tamamen yapışık olduğu yalnız baş ve bacakların çift olma durumuna kadar her durum görülebilir. Bazen ikizlerin büyüklük ve gelişimleri farklı olabilir. Birisi normal diğeri kısmen oluşmuş olabilir. Bu şekilde gelişim hataları olan bebekler doğum sırasında ya da doğumdan kısa bir
süre sonra ölür.

Bebeğin Beslenmesi

Memelilerde yavru anne sütü ile beslenir. Süt salgısı meme bezlerinde oluşur. Doğumdan yaklaşık 24 saat sonra, yavru için gerekli her çeşit maddeyi içeren süt salgılaması başlar.

Bebeğin sütle beslenmesi için, memede meydana gelmesi gereken değişme ve gelişme olayları östrojen, progesteron, LTH ve oksitosin hormonlarının etkileriyle düzenlenir. Gebeliğin sonlarına doğru östrojen ve progesteron salgılanması artar. Östrojen, süt kanallarını, kan miktarını ve yağ dokusunu artırarak memeleri büyütür.

Progesteron, süt bezlerinin büyümesini ve süt salgılayacak olgunluğa ulaşmasını sağlar.

Doğumdan sonra östrojen ve progesteron salgılanması durur. Bu hormonların azalmasıyla hipofizden LTH salgılanmaya başlar.

LTH, süt bezi hücrelerinde süt üretimini başlatır, ayrıca annelik duygularını da geliştirir.

Oksitosin, sütün süt bezlerinden kanallara geçmesini ve böylece emme sırasında meme başından akmasını sağlar. Emme kesildikten birkaç hafta sonra süt salgılaması durur ve meme bezleri eski yapısını alır. Bebeğini emzirerek besleyen annelerde ovulasyon gecikir. Bunlarda ovulasyon genellikle 12 hafta sonra başlayabilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here