Çevre Kirliliğinin Nedenleri ve Sebepleri

Kirlilik, doğal ortamın bir öğeyi yok edemediği durumlarda ortaya çıkar. Doğanın yok edemediği elementler doğada üretilmez ve yok etmek için birkaç gün veya binlerce yıl gerektirir. Başka bir deyişle, kirlilik, doğanın kendisine doğal olmayan bir şekilde getirilmiş bir öğeyi nasıl parçalayacağını bilmediğinde meydana gelir.

Su ve hava gibi dünyada yaşamın var olması için mutlak bir ihtiyaç olan doğal unsurlar üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu için kirlilik ciddiye alınmalıdır. Çevre kirliliği insanlar dahil olmak üzere hayvanlar ve bitkilerin hayatta kalması için önemlidir.

MADDELER HALİNDE ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN NEDENLERİ VE SEBEPLERİ

  • Kirlenmenin en önemli nedenlerinden biri enerji üretimidir.
  • İnsan hayatının hemen hemen her döneminde fosil hidrokarbonların kullanımı, kirlenmenin birinci sırasında yer alır.
  • Nükleer santrallerin kurulması çevre kirliliğini artırmaktadır.
  • Nükleer silahların geliştirilmesi için yapılan deneme atışları kirlenmeye neden olmaktadır.
  • Kimyasal üretimin artması bunlar arasında plastik maddeler, temizlik maddeleri ön sırayı almaktadır.
  • Tarım alanlarında böceklere, mantarlara ve yabani otlara karşı öldürücü etki yapan pestisitlerin kullanılması, ayrıca suni gübrelerin kullanımı kirliliği artırmaktadır.
  • PCB (Poliklorobifenil) 800 °C’ye kadar dayanıklı ham maddelerdir. Suda hemen hemen hiç çözünmezler. Bir çok plastik yapımında yağlı boyalarda, karbonsuz karbon kağıdı yapımında, yapıştırıcı imalatlarında gibi ve buna benzer kullanılan etkili kirleticilerden biridir.
  • Modern tarımdan dolayı da kirlenmeler artmaktadır. Gübre ve pestisitlerin kullanılması kirliliği artırmaktadır.
  • Atmosfer hareketleri, kirleticilerin dağılışında önemli rol oynar. Yüksek hava akımları ve rüzgarlar kirletici maddeleri atmosferin üst seviyelerine ve düşük enlemlere dağılışını gerçekleştirir.
  • Kirleticilerin atmosfere taşıma mesafeleri çeşitli parametlere, özellikle emisyonun şiddetine, bulunmuş olduğu yüksekliğe, partiküllerin büyüklüğüne ve kirleticilerin kimyasal dayanıklılığına bağlıdır.
  • Kirleticilerin traposfer (atmosferin en alt tabakası) seviyesinde yayılışı hızlı gerçekleşiyorsa, yükseklikleri farklı iki hava tabakası arasında değişme hızının az olmasındandır. Strosferde (orta tabaka) yayılım daha yavaş gerçekleşir.
  • Üretilen bir kimyasal madde atmosfere dahil olduğu zaman farklı yollar izler. Kirleticinin kimyasal yapısı ise başka bir şekle dönüşerek atmosferde kalabilir.
  • Bir kirleticinin atmosferde kalma süresi fizikokimyasal mekanizmaların etkinliğinin tersine nedenlerle değişebilir ve atmosferden atılarak değişikliğe uğrar ve yeryüzüne inerek toprak ve suda birikebilir.
  • Çeşitli kirletici maddelerin biyosfere dağılışı sadece abiyotik faktörlerce gerçekleşmez. Doğal çevreye bulaşan maddeler çeşitli metabolik süreçlerle, canlılara geçer.
  • Kirleticiler organizmalara girip buradaki belirli dokularda birikerek zehirleyici etkiyi daha da artırmaktadır.
  • Yeryüzüne dağılmış kirleticiler önce primer üreticiler tarafından emilerek alınır ve ekosistemin beslenme zinciri ile daha fazla bulaşması gerçekleşir. Canlılardaki zehirli maddeler her beslenme seviyesinde artar ve beslenme zincirinin en tepesindeki canlılarda en yüksek doza ulaşır.
Önceki İçerikWatson ve Crick DNA Molekül Modeli
Sonraki İçerikIslah Çalışmalarının Amacı ve Yöntemleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz