Canlıların Sınıflandırılması

Sınıflandırma (Sistematik = Taksonomi), canlıların ortak özelliklerine ve akrabalık ilişkilerine bakılarak yapılan gruplandırmaya denir.

Sınıflandırma Yapmanın Faydaları:

  • Canlıların benzer özellik gösterenleri gruplamak, elde edilen bilgiyi o grubun tamamı için geçerli saymak zaman kaybını en aza indirir.
  • Sınıflandırma yöntemi ile türlere verilen Latince adlar tüm dünyada ortak olacağından bilim adamları arasında iletişim birliği sağlamaktadır.
  • Bir canlı çeşidi üzerinde araştırma ve buluşlar diğer bilim adamları tarafından öğrenilerek aynı konuda tekrar çalışılmasına gerek kalmamaktadır.
  • Biyologlar canlıları gruplandırarak onları daha kolay incelemişler, böylece incelenmedik canlı grubu bırakmamayı hedeflemiştir.
  • Sınıflandırmanın Tarihçesi: Canlılar ilk kez M.Ö 350 yıllarında Aristo’ nun sınıflandırdığı bilinmektedir. Aristo, canlıları yaşadığı ortama ve dış görünüşüne göre sınıflandırmıştır.

Sınıflandırma Çeşitleri

1.Ampirik Sınıflandırma (Yapay Sınıflandırma):

Aristo’nun yaptığı gibi canlıların, yalnız duyu organları kullanılarak dış görünüşlerine ve yaşadığı çevreye bakılarak yapılan sınıflandırmadır.

Ampirik sınıflandırma yapılırken analog organlar esas alınmıştır.

Analog Organ, kökenleri farklı, görevleri aynı olan organlardır. Örnek: Sineğin kanadı ile yarasanın kanadı. İkisi de uçmaya yaradığı halde yapıları farklıdır.

Ampirik Sınıflandırma (Yapay Sınıflandırma) Genel Özellikleri

  • Canlıların dış görünüşü ve yaşadıkları ortama göre yapılır.
  • Analog ( görevdeş ) organlar esas alınır.
  • Nitel gözlemler esastır.
  • Ortak dil yoktur.
  • Temel birim yoktur.
  • Adlandırma yapılmamıştır

2.Bilimsel Sınıflandırma (Doğal=Tabi=Filogenetik Sınıflandırma)

Canlıların anatomik, fizyolojik ve köken benzerlikleri, akrabalık dereceleri göz önüne alınarak yapılan sınıflandırmadır.

Doğal sınıflandırma yapılırken canlıların homolog yapıları göz önünde bulundurulur.

Homolog Organ, kökenleri aynı, görevleri farklı olan organlardır. Örnek: İnsan kolu, balinanın yüzgeci ve kuşun kanadı. Üçü de ön üyelerde yer alan sahip olmalarına rağmen insan kolu tutmaya, balina yüzmeye, kuş kanadı uçmaya yarar.

Doğal Sınıflandırmada Ölçüt Alınan Faktörler

  • Hücre tipi ve sayısı
  • Organeller
  • Morfolojik yapı( Dış yapı )
  • Anatomik yapı ( Organ özellikleri )
  • Fizyolojik yapı ( Organ işleyişi )
  • Protein yapındaki benzerlik
  • Üreme özelliklerinde benzerlik
  • Beslenme şekli
  • Yaşama alanları

Doğal ( Filogenetik) Sınıflandırma Genel Özellikleri

  • Canlıların tüm iç ve dış özellikleri dikkate alınarak yapılır.
  • Homolog ( kökdeş ) organlar esas alınır.
  • Nicel gözlemler esastır.
  • Ortak dil latincedir.
  • Temel birim türdür.
  • İkili ( binominal ) adlandırma kullanılır.

Sınıflandırmada temel birim türdür.Tür kavramı ilk kez 17. y.y ‘da John RAY tarafından kullanılmıştır. Daha sonra 18. y.y‘da Carolus Von LİNNAUS türün tanımını geliştirmiştir.

TÜR: Ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer özelliklere sahip, doğada yalnız kendi aralarında serbestçe üreyebilen ve verimli (kısır olmayan) yavrular oluşturan bireyler topluluğudur.

İkili Adlandırma (Binominal Sistem): Linne canlı türlerini ikili adlandırma sistemine göre isimlendirmiştir. Tür adı iki kelimeden oluşur. Tür adının ilk kelimesi onun bağlı olduğu cinsi, ikincisi de tamamlayıcı addır. Cins adının baş harfi büyük
harfle, türü belirten ad ise küçük harfle yazılır.

Aşağıda sizlere ikili adlandırma ile ilgili bazı örnekler verdik. İlk farfi büyük harflerle yazılanlar CİNS, ikinci kelimeler ve küçük harfle başlayanlar ise TÜR’dür.

  • Populus alba ( Ak kavak )
  • Populus nigra ( Kara kavak )
  • Morus alba ( Ak dut )
  • Morus nigra ( Kara dut )
  • Pinus nigra ( Kara çam )
  • Pinus pinea ( Fıstık çamı )
  • Homo sapiens ( İnsan )
  • Canus lupus ( Kurt )
  • Canus familiaris ( Köpek )
  • Felis familiaris ( Kedi )
  • Felis leo ( Aslan )
  • Felis tigra ( Kaplan )
  • Felis cheetah ( Çita )

NOT: Türler arsında akrabalık ilişkisi aranırken cins ismi dikkate alınır, tamamlayıcı ismin önemi yoktur.

Sınıflandırmada Kullanılan Basamaklar:

Filogenetik sınıflandırmaya göre canlılar7 ana grupta toplanır.

TÜR – CİNS – AİLE – TAKIM – SINIF – ŞUBE – ALEM

(Species) – (Genus) – (Familia) – (Ordo) – (Clasis) – (Filum) – (Regnum)

Türden Aleme Doğru Gidildikçe;

  • Ortak özellik azalır
  • Birey sayısı artar
  • Farklı özellikler artar
  • Akrabalık azalır

Alemden Türe Doğru Gidildikçe;

  • Ortak özellik artar
  • Birey sayısı azalır
  • Farklı özellikler azalır
  • Akrabalık artar

CANLILAR SINIFLANDIRILMASI

1.PROKARYOT CANLILAR

1.1 Monera Alemi

  • 1.1.1 Bakteriler
  • 1.1.2 Mavi – yeşil Algler

2.ÖKARYOT CANLILAR

2.1 Protista Alemi

2.1.1 Protozoa

  • 2.1.1.1 Kamçılılar
  • 2.1.1.2 Kök ayaklılar
  • 2.1.1.3 Sporlular
  • 2.1.1.4 Silliler

2.1.2 Algler

2.1.3 Cıvık mantarlar

2.2 Mantarlar Alemi

2.2.1 Gerçek mantarlar

  • 2.2.1.1 Şapkalı mantarlar
  • 2.2.1.2 Mayalar
  • 2.2.1.3 Ekmek küfü
  • 2.2.1.4 Peynir küfü

2.3 Bitkiler Alemi

2.3.1 Çiçeksiz (Tohumsuz) bitkiler

  • 2.3.1.1 Damarsız bitkiler
  • 2.3.1.2 Damarlı bitkiler

2.3.2 Çiçekli (Tohumlu) bitkiler

  • 2.3.2.1 Açık tohumlu
  • 2.3.2.2 Kapalı tohumlu (Tek ve Çift Çenekli)

2.4 Hayvanlar Alemi

2.4.1 Omurgasızlar

  • 2.4.1.1 Süngerler
  • 2.4.1.2 Sölenterler
  • 2.4.1.3 Solucanlar
  • 2.4.1.4 Yumuşakçalar
  • 2.4.1.5 Eklem bacaklılar
  • 2.4.1.6 Derisi dikenliler

2.4.2 İlkel kordalılar

2.4.3 Omurgalılar

  • 2.4.3.1 Balıklar
  • 2.4.3.2 Kurbağalar
  • 2.4.3.3 Sürüngenler
  • 2.4.3.4 Kuşlar
  • 2.4.3.5 Memeliler

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

1.PROKARYOT CANLILAR

1.1 MONERA ALEMİ

Monera Aleminin Genel Özellikleri

  • Prokaryotik hücre yapısına sahip canlılardır
  • Çoğunlukla tek hücrelidirler.
  • Ototrof ve heterotrof türleri vardır.
  • Genellikle nemli ve sucul ortamda yaşarlar.
  • Çoğalmaları genel olarak bölünme ile eşeysiz olarak gerçekleşir.
  • Aktif hareket edenleri de vardır.
  • Bakteriler, mavi- yeşil algler bu alemin canlılarıdır.

1.1.1 BAKTERİLER

Bakterilerin Özellikleri

  • Prokaryotik hücrelerdir.Zarla çevrili çekirdek ve organelleri yoktur.
  • Işık mikroskobu ile görülebilirler.
  • O kadar yaygındır ki dünyada bulunmadığı yer yoktur diyebiliriz.
  • En çok organik moleküllerin bol bulunduğu ve nemli yerlerde yaşar.

Bakterilerin Yapısı

  • Tüm bakterilerde dışta hücre duvarı, onun altında hücre zarı vardır. Hücre duvarı protein, yağ ve karbonhidrattan oluşur.
  • Bazı bakterilerde hücre duvarının dışında kapsül vardır. Kapsül polisakkarit yapıdadır. Kapsüllü bakteriler genellikle patojen (hastalık yapıcı) dır.
  • Bazı bakteriler kamçı ile aktif hareket edebilirler.
  • Bazı bakterilerde mezozom denilen zar kıvrımları bulunur. Burada oksijenli solunum enzimleri bulunur. Mezozom mitokondrinin görevini yapar.
  • Stoplazmasında glikojen, protein, yağ tanecikleri, ribozom, RNA görülür.
  • DNA stoplazmada serbest bulunur ve üzerinde protein kılıf yoktur.
  • Stoplazmasında kalıtım maddesi DNA’dan başka halka şeklinde küçük DNA parçaları vardır. Bunlara plazmid denir. Plazmidler bakteriler arasında konjugasyon sırasında bilgi alış verişinde kullanılır.

Bakterilerde Üreme

Eşeyli ve eşeysiz olmak üzere iki çeşit çoğalırlar.

Eşeysiz Üremeleri:Hücre bölünmesiyle aynı kalıtsal yapıda iki yeni bakteri oluşur.

Eşeyli üremeleri:Bazen iki bakteri yan yana gelerek stoplazmik köprü oluşturur. Birisi plazmidinin kopyasını çıkararak diğer bakteriye aktarır. Böylece yeni DNA parçasını alan bakteride kalıtsal çeşitlilik (daha dayanıklı formlar) meydana gelebilir. Buna özel bir eşeyli üreme şekli olan konjugasyon denir.

Bakterilerde Endospor Oluşumu; Bakteriler ortam şartlarının bozulması karşısında endospor oluştururlar. Bu bir üreme şekli değildir. Endospor oluşumu sırasında stoplazma su kaybederek büzülür, geri kalan kısım parçalanır. Spora dönüşen stoplazmanın etrafında kalın çeper oluşur. Spor hücre içinde oluştuğu için buna endospor denir. Endosporda metabolik faaliyetler son derece azalmıştır ve uzun yıllar kötü ortam
şartlarına (su eksikliği, besin yetersizliği, ısı yükselmesi veya düşmesi gibi) dayanabilirler. Ortam yeniden normale döndüğünde endospor yeni bakteriyi oluşturur. Endospor hem enerji kaybını en aza indirir hem de kalıtsal devamlılığı
sağlar.

Şekillerine Göre Bakteriler

a) Yuvarlak bakteriler (Coccus): Tek tek veya koloni şeklinde bulunabilirler. Tek olanlarına coccus, ikili gruplar şeklinde olanlara diplococcus, uzun zincir oluşturanlara streptococcus, üzüm salkımı şeklinde olanlara staphylacoccus denir.

b) Çubuk bakteriler (Bacillus): Boyları enlerinden daha uzundur. Düz veya hafif bükülmüş olabilirler. Kalınlıkları her yerde aynı olmayabilir. Uzun iplik şeklinde olanları da vardır.

c) Spiral bakteriler (Spirillum): Çok kıvrımlı, burgumsu bakterilerdir. Bakterinin bir veya iki ucu kamçılı olabilir. Çoğu saprofittir. Firengi bakterileri ve dişlere yerleşen spiroketler spiral bakterilere örnektir.

d) Virgül şeklinde bakteriler (Vibrio): Virgül şeklinde kıvrılmış bakterilerdir.

Oksijen İhtiyacına Göre Bakteriler:

  • a) Zorunlu aerob bakteriler: Yalnız oksijenli ortamda yaşayıp çoğalabilen bakterilerdir. Toprağın, göl ve denizlerin üst yüzeyinde yaşarlar. Örn: Yoğurt bakterisi
  • b) Zorunlu anaerobik bakteriler: Yalnız oksijensiz ortamda yaşayıp çoğalabilen bakterilerdir. Enerji ihtiyacını oksijensiz solunum ile karşılarlar. Bunun sonucunda alkol, laktik asit, asetik asit oluştururlar. Buna fermantasyon ( Mayalanma ) denir. Oksijensiz solunum ile protein ve aminoasitleri yıkarlarsa pütrifikasyon (çürüme) oluşur. Örn : Tetanoz bakterisi
  • c) Geçici (Fakültatif) bakteriler: Geçici olarak oksijenli veya oksijensiz ortamda yaşayabilirler.

Geçici anaerob bakteriler: Normalde oksijenli ortamda yaşamaya uyum sağlamış fakat geçici olarak oksijensiz ortamda yaşayabilen bakterilerdir.

Gram Boyasıyla Boyanma Özelliğine Göre Bakteriler:

  • a) Gram pozitif (+) bakteriler: Gram boyasıyla boyanırlar, mikroskopta mor renkte görülürler.
  • b) Gram negatif (-) bakteriler: Gram boyasıyla boyanmazlar, mikroskopta pembe renkte görülürler.

Beslenme Şekillerine Göre Bakteriler

a) Ototrof bakteriler: Yaşamları için gerekli olan organik bileşikleri, basit inorganik bileşiklerden sentezleyebilirler. Karbon ihtiyaçlarını havadaki karbondioksitten karşılarlar. Kullandıkları enerji kaynağına göre iki grupta incelenir:

  • Fotoototrof bakteriler: Fotosentez yapan bakterilerdir. Organik bileşik sentezlemek için gerekli enerjiyi güneş ışınlarından alırlar. Kloroplastları bulunmaz. Klorofil stoplazmadadır. Işık alan yerlerde yaşayabilirler.
  • Kemoototrof bakteriler: Organik maddeleri sentezlemek için gerekli enerjiyi kükürt, demir, havadaki hidrojen, amonyak (NH3), amonyum (NH4) gibi bileşikleri oksitleyerek sağlarlar. Bu şekilde kimyasal yoldan sağlanan enerji ile organik madde üretilmesine kemosentez denir. Örn : Nitrat ve nitrit bakterileri

b) Heterotrof bakteriler: Besinlerini hazır olarak alan bakterilerdir. Aminoasit, glikoz, vitamin gibi organik molekülleri sentezleyemezler. Bakterilerin çoğu heterotroftur.

  • Parazit bakteriler: Bazı bakterilerin sindirim enzimleri yoktur. Yaşamak için ihtiyaç duydukları glikoz, Aminoasit gibi besin maddelerini üzerinde yaşadığı canlıdan hazır olarak alırlar. Bu şekilde yaşayan bakterilere parazit bakteriler denir. Bazıları konak canlıya zarar vermeden yaşayabilir. Sadece onun besinine ortak olurlar. Kalınbağırsağımızdaki E. coli gibi. Bazı parazit bakteriler ise konak canlıda hastalıklara yol açar. Bunlara patojen bakteriler denir.
  • Saprofit (çürükçül) bakteriler: Toprakta yaşarlar. Hücre dışına enzim göndererek ölü bitki ve hayvan atıklarındaki organik maddelerin daha küçük organik ve inorganik maddelere parçalayan bakterilerdir. Çürümeye neden olurlar.

Bakterilerin Biyolojik, Ekonomik Önemi ve İnsan Sağlığına Etkileri

  • Bakteriler insan sağlığı için hem yararlı hem zararlı olabilir. Patojen bakteriler ürettikleri toksin ile organizmaya zarar verebilir
  • İnsan bağırsağında yaşayan pek çok bakteri besinlerin bağırsakta ayrışmasını sağlar. Hatta E, K ve bazı B vitaminleri sentezleyerek yaralı olur.
  • Hastalıklardan korunma ve tedavide bakterilerden elde edilen aşılar ve serumlardan faydalanılır.
  • Antibiyotikler, insülin gibi hormonlar, kanser tedavisinde kullanıan bazı kimyasal maddeler bakterilerden elde edilmektedir.
  • Bakteriler besinlerin bozulmasına neden olur.
  • Mayalanma sayesinde yoğurt. peynir, sirke, turşu gibi besinler oluşur.
  • Biyolojik mücadele sırasında tarım ve hayvancılık alanında ürüne zarar veren canlıya karşı bakteriler kullanılır.
  • Saprofit bakteriler canlı artığı organik atıkları çürüterek bitkilerin yararlanabileceği inorganik bileşiklere dönüştürür. Toprağı zenginleştirir.Humuslu toprak oluşur.
  • Saprofit bakteriler, doğada sınırlı miktarda bulunan maddelerin tekrar kullanılmasına, madde dönüşümüne neden olur. Bu yüzden bunlara ayrıştırıcılarda denir.
  • Sısa sürede çoğalmaları, DNA‘ ları üzerinde protein bulunmaması nedeniyle hücre metabolizması ve moleküler biyoloji alanında yapılan çalışmalarda kullanılırlar.

1.1.2 MAVİ – YEŞİL ALGLER

Mavi – Yeşil Alglerin Özellikleri

  • Nemli kaya ve topraklarda, tatlı ve tuzlu sularda, ağaçların kuzeye bakan taraflarında, göl ve havuz yüzeylerinde yaşayabilirler.
  • Yapıları bakterilere benzer prokaryot hücreye sahiptirler.
  • Tamamı fotoototroftur ve ışığı soğuran pigment maddesi taşırlar.
  • Tekil olarak yaşayabilir veya yalancı koloniler oluşturabilirler.
  • Hücre duvarları bakterilerden farklı olarak selüloz içerir .
  • Hareketsizdirler.
  • Üremeleri gerçek sporlanma veya bölünerek eşeysiz olur.
  • Fotosentetik mavi yeşil algler fotosentetik bakterilere benzer. Yalnız fotosentetik bakteriler oksijen üretmedikleri halde bunlar üretir.
  • Bazıları mantarlarla birlikte likenleri oluşturup mutualist yaşam
  • (karşılıklı yarar ilişkisi) kurarlar.

2.ÖKARYOT CANLILAR

2.1 PROTİSTA ALEMİ

Protista Aleminin Genel Özellikleri

  • Bir hücreli olmalarına rağmen çekirdek yapıları ökaryotiktir.
  • Zarla çevrili organelleri vardır.
  • Tam bitki ve tam hayvan özellikleri göstermedikleri için ayrı bir alemde incelenir.
  • Sularda ve nemli yerlerde yaşarlar.
  • Bireysel olarak, koloni halinde, serbest yada parazit olarak yaşayan formları vardır.
  • Ototrof ve heterotrof türleri vardır.
  • Çekirdekli bir hücreliler (Protozoa), bazı algler ve cıvık mantarlar bu alemde yer alır.

2.1.1 PROTOZOA

Sularda yaşayan, aktif hareket edebilen bir hücreli canlılardır. Kamçılılar, kök ayaklılar, sporlular ve silliler olmak üzere 4 sınıfa ayrılırlar.

2.1.1.1 Kamçılılar (Flagellata):

  • Bir yada daha çok bulunan kamçılarıyla hareket ederler.
  • Çoğu pigment içeren plastitlere sahiptir. Kendi besinlerini yaparlar.
  • Vücutlarına giren fazla suyu kontraktil kofullarıyla dışarı atarlar.
  • Bazıları serbest, bazıları saprofit, bazıları parazittir.
  • Vücutları peliküla ile örtülüdür.
  • En tanınmışları öglena ve trypanasoma (uyku hastalığı yapar)’dır.
  • Çoğalmaları ikiye bölünme ile olur.
  • Öglena (Kamçılı Hayvan): Tatlı sularda yaşar. Bir veya iki boşaltım kofulu varır. Klorofil pigmenti taşıdıkları için yeşil renklidir. Kendi besinlerini yaparlar. Bu yönüyle bitkilere benzerler. Kamçıları vardır, aktif haraket ederler. Bu yönleriyle de hayvanlara benzerler. Işığa duyarlı göz lekesi taşırlar.

2.1.1.2 Kök ayaklılar (Rhizopoda):

  • Tatlı sularda yaşarlar.
  • Belirli bir şekli olmayan , heterotrof canlılardır.
  • Yalancı ayakları ( pseudopod ) ile hareket ederler.
  • Besinlerini fagositoz ( yalancı ayak ) ile hücre içine alırlar
  • ve sindirirler.
  • Kamçılılar ve sililerle göre daha az organel taşırlar.
  • En iyi bilinen örnek amiptir. Amiplerin bazıları parazit olup amipli dizanteriye sebep olur.

2.1.1.3 Sporlular (Sporozoa):

  • Parazit bir hücrelilerdir.
  • Sporla çoğalırlar.
  • Hareket için özel organelleri yoktur.
  • Besinlerini difüzyon ile alırlar.
  • Plasmodium (sıtma mikrobu) bu grubun örneklerindendir.

2.1.1.4 Silliler (Kirpikliler=Ciliata)

  • Hareketlerini besin teminini silleriyle yaparlar.
  • Tatlı su ve denizlerde yaşarlar.
  • Tek hücrelilerin en gelişmiş sınıfıdır.
  • Vücutları peliküla denen sert bir tabaka ile örtülüdür.
  • Stoplazmalarında büyük ve küçük çekirdek bulunur. Büyük çekirdek metabolizmayı, küçük çekirdek üremeyi sağlar.
  • Hücre ağzı, yutak ve boşaltım açıklığı (anüs) bulunur.
  • Besinler yutaktan içeri girer ve besin kofulu oluşur.
  • Genellikle eşeysiz olarak ürerler. Bununla beraber konjugasyon da gerçekleştirirler. Terliksi hayvan ( Paramecium ) en iyi örnektir.

2.1.2 ALGLER:

Alglerin Özellikleri

  • Bu canlılar tek hücrelileri, bunların oluşturdukları kolonileri ve çok hücrelileri kapsar.
  • Klorofil taşırlar, Ototrof canlılardır.
  • Hücre çeperi selülozdan yapılmıştır. Kağıt yapımında kullanıldığı için ekonomik önemleri vardır.
  • Depo polisakkaritleri nişastadır.
  • Dünya atmosferinin oksijeninin büyük bir kısmını sağlarlar.
  • Endüstri ve gıda sanayinde önemlidir.
  • Sulu ortamda yaşarlar.
  • Gerçek kök, gövde ve yaprak gibi organları yoktur.
  • Yeşil, sarı,kırmızı, esmer algler bu grubun örneklerindendir.

2.1.3 CIVIK MANTARLAR

Cıvık Mantarların Genel Özellikleri

  • Belirli bir hücre şekli olmayan organizmalardır. Amibe benzerler.
  • Çok çekirdekli stoplazmaya sahiptirler.
  • Çoğunluğu saprofit, nadiren parazit türleri vardır.
  • Hücre çeperi yoktur. Amipsi hareket yaparlar.
  • Glikojen depolarlar.
  • Nemli yerlerde yaşarlar.
  • Sporla çoğalırlar.

2.2 MANTARLAR ALEMİ

Mantarların Genel Özellikleri

  • Ökaryot canlılardır.
  • Genellikle çok hücreli nadiren tek hücreli türleri vardır.
  • Genellikle karalarda ve tatlı sularda yaşarlar.
  • Tamamında hücre duvarı ( çeper ) vardır. Çeper kitinden yapılmıştır.
  • Klorofil içermedikleri için heterotrofturlar. Besinlerini çürükçül (saprofit) beslenme ve parazitlik ile sağlarlar.
  • Birden çok çekirdek taşırlar.
  • Büyük bir kısmı ( maya mantarları hariç ) hifsi yapı gösterir. Hifleri renksiz.
  • İnce, uzun iplikler olup yan yana gelerek misel adı verilen dokuyu bu da tallus adı verilen yapıyı oluşturur.
  • Yedek besin maddesi olarak nişasta bulunmaz, bunun yerine yağ ve glikojen depolar.
  • Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür.Çoğu haploittir, yalnız zigot diploittir.
  • Maya mantarı, küf mantarı, şapkalı mantar ve enfeksiyon yapan mantarlar olarak gruplandırılır.

Mantarların Biyolojik, Ekonomik Önemi Ve İnsan Sağlığı İle İlişkisi

  • Çürükçül (saprofit) mantarlar yeryüzünde madde dönüşümünde rol oynarlar.
  • Gıda, fermantasyon, ilaç sanayi ve çeşitli ürünlerin elde edilmesinde kullanılırlar.
  • Şapkalı mantarlar gıda sanayinde
  • Maya mantarları (alkol, ekmek, peynir) fermantasyon sanayinde
  • Bazı küf mantarları (penicilium = panisilin) ilaç sanayinde
  • Mavi – yeşil veya yeşil alglerle birlikte likenleri meydana getirirler.
  • Pek çok bitki ve hayvan hastalıklarında mikroskobik mantarlar etkilidir.

2.3 BİTKİLER ALEMİ

Bitkiler Aleminin Genel Özellikleri:

  • Aktif yer değiştiremezler.
  • Kendi besinlerini yapan ototrof canlılardır.
  • Klorofilleri kloroplast içindedir.
  • Selüloz hücre çeperi vardır.
  • Gelişmiş bitkilerde Sentrozom ve lizozom yoktur.
  • Eşeyli ve eşeysi olarak çoğalırlar.
  • Büyümeleri sınırsızdır.

2.3.1 Çiçeksiz (Tohumsuz) Bitkiler

  • Çiçek ve tohum oluşumu görülmez.
  • Eğreltilerde iletim demetleri (damar) vardır, kara yosunlarında iletim demeti (damar) yoktur.
  • Gerçek kök, gövde ve yaprak yoktur.
  • Eşeyli ve eşeysiz üremenin bir birini takip ettiği döl almaşı (Metagenez) ile ürerler.

2.3.2 Çiçekli (Tohumlu) Bitkiler

  • Çiçek ve tohum oluşumu görülür.
  • Hepsi damarlı olup iletim demetleri taşır.
  • Gerçek kök, gövde ve yaprağa sahiptir.
  • Eşeyli çoğalırlar.

2.3.2.1 Açık Tohumlu Bitkiler

  • Tohum taslakları ovaryum (yumurtalık) tarafından örtülmemiştir.
  • Polen tüpü dişi organa varmadan oluşur.
  • Tek döllenme vardır.
  • Her zaman yeşil kalan, çoğu iğne yapraklı bitkilerdir.
  • Hepsi odunsu olup otsu formu yoktur.
  • Çok yıllık bitkilerdir.
  • Çenek sayısı değişkendir.
  • Endosperm (besi doku) haploittir.
  • Besi doku döllenme olmadan gelişir.
  • Örnek: Çam

2.3.2.2 Kapalı tohumlu Bitkiler (Tek ve Çift Çenekli)

  • Tohumlar ovaryum tarafından örtülmüş ve üzerinde de meyve vardır.
  • Çift döllenme vardır.
  • Polen tüpü dişi organda oluşur.
  • Genellikle kışın dökülen, çoğu geniş yüzeyli yaprağa sahiptir.
  • Otsu ve odunsu türleri vardır.
  • Tek ve çok yıllık türleri vardır.
  • Tek çenekli ve çift çenekli türleri vardır.
  • Endosperm triploittir(3n)
  • Döllenme oluktan sonra besi doku gelişir.
  • Örn : Buğday, bakla meyve ağaçları

2.4 Hayvanlar Alemi

Hayvanlar Aleminin Genel Özellikleri

  • Heterotrofturlar
  • Ökaryotik, çok hücreli canlılardır.
  • Çoğu aktif hareket eder.
  • Süngerler dışında hepsinin sinir sistemi vardır.
  • Büyüme ve gelişmeleri sınırlıdır.

2.4.1 Omurgasızlar

  • Beslenmeleri heterotroftur.
  • Bazılarında tek açıklık(sünger, sölenter, yassı solucanlar)
  • diğerlerinde iki açıklık vardır.
  • Süngerlerde, derisidikenlilerde iç iskelet; yumuşakçalar, eklem
  • bacaklılarda dış iskelet; solucan ve sölenterlerde iskelet yoktur.
  • Bazıları sabittir(süngerler); hareketlilerden solucan ve yumuşakçalarda düz kaslar; eklem bacaklılarda çizgili kaslar etkilidir.
  • Bazılarında yoktur(sünger, sölenter, yassı solucan) Bazılarında kapalı dolaşım (toprak solucanında) vardır Karakteristik dolaşımları ise açıktır.
  • İlkellerde yüzeysel (sünger ve Sölenterler) diğerlerinde nefridyum, malpighi tüpleri gibi yapılarla bazılarında yoktur (süngerler)
  • Bazılarında sinir ağı (hidra) diğerlerinde merkezi ve çevresel sinir sistemi ( ip merdiveni sinir sistemi) vardır. Sinir şeridi karın tarafındadır.
  • Süngerler, Sölenterler, solucan ve yumuşakçalarda deri solunumu; bazı yumuşakça, eklem bacaklı ve derisi dikenlilerde solungaç veya benzeri solunum vardır.
  • Süngerler, Sölenterler ve solucanlarda üreme sistemleri bir bireyde diğerlerinde ayrı bireyde
  • Embriyo- Larva- Oğul birey üreme sistemleri genelde yaşanır.
  • Görünümleri simetrik veya asimetrik olabilir.

2.4.1.1 Süngerler

  • Hem tatlı hem tuzlu sularda yaşarlar.
  • Hücreleri arasında işbirliği vardır.
  • Kas, sinir ve duyu hücreleri bulunmaz.
  • Aktif hareket edemezler.
  • Eşeyli ve eşeysiz üreme görülür. Eşeysiz üreme tomurcuklanma ile olur.
  • Yalnız hücre içi sindirimi görülür.
  • Spikül denilen kristal iğneler iç iskelet kabul edilir.
  • Ektoderm ve endoderm olmak üzere iki embriyonik tabakadan oluşurlar.

2.4.1.2 Sölenterler

  • Deniz anası, hidra, mercanlar bu gruba girer.
  • Ektoderm ve endoderm olmak üzere iki embriyonik tabakadan oluşurlar.
  • Karın boşluğu (gastrovasküler boşluk) ilk defa bu canlılarda görülür.
  • Ağız açıklığı aynı zamanda anüs görevi görür.
  • Eşeyli ve eşeysiz ürerler.
  • Yakıcı kapsüllerle savunma yaparlar.
  • Tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar.
  • Duyu, sinir ve kas hücreleri bulunur.

2.4.1.3 Solucanlar

a. Yassı solucanlar:

  • Çoğu parazit ve hermafrodit (çift cinsiyetli)tir.
  • İp merdiveni sinir sistemi görülür.
  • Ağız açıklığı aynı zamanda anüs görevi görür.
  • Hidrostatik iskelet vardır. Yassı kurt, tenya bu grubun
  • üyelerindendir.

b. Yuvarlak solucanlar (nematod):

  • Denizde, tatlı sularda, karada, bitki ve hayvanlarda parazit olarak yaşayan türleri vardır.
  • Sadece boyuna uzanan düz kaslar vardır, halka kaslar yoktur.
  • İp merdiveni sinir sistemi görülür.
  • Sindirim sistemi ağızla başlar, anüsle biter.
  • Hidrostatik iskelet vardır.
  • Bağırsak solucanı, kancalı kurt, kök solucanı, kıl kurdu, trişin örneklerdir.

c. Halkalı Solucanlar

  • Vücutları çok sayıda halkadan oluşmuştur.
  • Boyuna ve halka şeklinde düz kaslara sahiptirler.
  • İp merdiveni sinir sistemi vardır.
  • Kapalı dolaşım ile birlikte kanda hemoglobin bulunur.
  • Eşeyli ürerler, erseliktirler (hem erkek hem dişi üreme organı taşırlar) Fakat döllenme farklı canlılar arasında olur.
  • Hidrostatik iskelet vardır.
  • Toprak solucanı, sülük, deniz noliketi bu gruba örnektir.

2.4.1.5 Eklem bacaklılar

  • Omurgasızların en fazla türe ve çeşide sahip grubudur.
  • Vücutları segmentlidir. Segmentlerden eklemli üyeler çıkar.
  • Çizgili kaslara sahiptirler bu yüzden hızlı hareket ederler.
  • Sindirim sistemleri gelişmiştir. Ağız yapıları beslenme şekline göre farklılık gösterir.
  • Solunum sistemleri böceklerde trake, örümceklerde kitapsı trake (akciğer), suda yaşayanlarda solungaç solunumu görülür.
  • Açık dolaşım görülür.
  • İp merdiveni sinir sistemi vardır, karın tarafındadır.
  • Ayrı eşeylidirler.
  • Istakoz, yengeç, sinek, akrep, bit, pire, kene, örümcek

a. Kabuklular:

  • Sertleşmiş kabukları vardır.
  • Tatlı su ve denizlerde yaşarlar.
  • Solungaç solunumu yaparlar.
  • Açık dolaşım görülür.
  • Karides, yengeç, ıstakoz

b. Örümcekgiller

  • Baş ve göğüs bölgesi birbiriyle kaynaşmış, karın bölgesi ayrıdır.
  • Göğüs segmentlerinden dört çift bacak çıkar.
  • Kitapsı akciğer görülür.
  • Dolaşım sistemi açıktır.
  • Kene, örümcek, at nalı yengeci, akrep

c. Çok ayaklılar:

  • Vücutları uzun ve segmentlidir.
  • Kırk ayaklarda her segmentten iki çift, çıyanlarda bir çift ayak çıkar.

d. Böcekler

  • En geniş hayvan grubunu oluşturur.
  • Çoğu türleri karada yaşar.
  • Vücutları baş, göğüs, ve karın olmak üzere üç kısımdan oluşur.
  • Göğüs segmentlerinde üç çift bacak, iki çift kanat vardır.
  • Dolaşım sistemi açıktır.
  • Trake solunumu yaparlar.
  • Ayrı eşeylidirler.
  • Gelişimleri esnasında metamorfoz (başkalaşım) geçirirler.
  • Boşaltım malpighi tüpleri ile gerçekleşir ve boşaltım ürünü ürik asittir.
  • Bit, pire, çekirge, kelebek, karınca

2.4.1.6 Derisi dikenliler

  • Denizlerde yaşarlar.
  • Kalker plaklar üzerinde canlı doku bulunduğundan iç iskeletli kabul edilirler.
  • Vücutlarında savunma amaçlı dikensi çıkıntılar vardır.
  • Karın tarafında ağız, sırt tarafında anüs vardır.
  • Kan dolaşımı açıktır.
  • Ayrı eşeylidirler.
  • Rejenerasyon (yenilenme) yetenekleri yüksektir.
  • Deniz yıldızı, deniz hıyarı, deniz kestanesi, yılan yıldızı,

2.4.2 İlkel kordalılar

  • Omurgasızlardan omurgalılara geçit formudur.
  • Sırtta sinir kordonu ile sindirim borusu arasında sırt ipi (notokord) denen basit bir omurga bulunur.
  • Kapalı kan dolaşımı görülür.
  • Amfiyoksüs, tulumlular, petromizon, balonoglossus

2.4.3 Omurgalılar

  • Kıkırdak ve kemikten yapılmış eklemli iç iskelete sahiptirler.
  • Omurga içinde omurilik olarak adlandırılan sinir ipi bulunur.
  • Vücutları çok katlı epitel ile kaplıdır.
  • Beyin, kemik ve kıkırdakla korunan kafa bölgesindedir ve beyinden bir çift göz gelişmiştir.
  • İki çift üyeleri bulunur.
  • Sindirim sistemi ağızla başlar anüsle sonlanır.Sindirim sistemine salgı veren karaciğer, pankreas gibi bezler bulunur.
  • Sindirim sisteminin ön kısmı (yutak) solunum organı (solungaç, akciğer) olarak gelişmiştir.
  • Dolaşım sistemi kapalıdır, alyuvarlarında hemoglobin bulunur.
  • Boşaltım böbreklerle yapılır.
  • Holozoik (katı parçacıklar ile) beslenirler.
  • Embriyonik dönemde solungaç yarıkları vardır.
  • Hareket çizgili kaslarla yapılır. Düz kaslar iç organlarda bulunur.
  • Çoğu ayrı eşeylidir ve eşeyli ürerler.

2.4.3.1 Balıklar

  • Kıkırdak (köpek balığı, vatoz) veya kemik iç iskelete sahiptirler.
  • Solungaç solunumu yaparlar.
  • Vücutları alt deriden gelişmiş pullar ile kaplıdır. Derileri mukus salgılar.
  • Bazı akvaryum balıkları hariç dış döllenme yaparlar.
  • Kıkırdaklı balıklarda yedi çift, kemikli balıklarda dört çift solungaç yayı bulunur. Kemikli balıklarda solungaç yarığı (operkulum) bulunur.
  • Kalpleri bir karıncık, bir kulakçıktan oluşur. Kalplerinde daima kirli kan bulunur. Soğuk kanlı hayvanlardır. Kan solungaçlardan kalbe uğramadan doğrudan vücuda yayılır.
  • Kemikli balıklarda hava keseleri bulunur.
  • Dengeyi sağlayan beyincikleri iyi gelişmiştir.
  • Boşaltım atıkları amonyaktır.

2.4.3.2 Kurbağalar

  • Hem karada hem suda yaşarlar.
  • Deride mukus salgılayan bezler bulunduğu için derileri her zaman nemli ve kaygandır.
  • Ayrı eşeylidirler, dış döllenme görülür.
  • Döllenmiş yumurtadan suda solungaç solunumu yapan larvalar
  • çıkar. Larva metamorfoz (başkalaşım) geçirerek akciğer solunumu yapan ergin haline dönüşür.
  • Larvalarında solungaç, erginlerinde deri solunumu görülür.
  • Kalpleri 3 odacıklıdır (1 karıncık, 2 kulakçık) Temiz ve kirli kan karışır. Soğukkanlıdırlar.
  • Balıklardan farklı olarak göz kapakları bulunur.
  • Sadece tatlı sularda yaşar ve ürerler.
  • Boşaltım ürünleri üre ve amonyaktır.

2.4.3.3 Sürüngenler

  • Vücutları keratinden yapılmış pullarla kaplıdır.
  • Derilerinde salgı bezi bulunmaz, bu yüzden deri solunumu minimumdur.
  • İç organları kaburgalar tarafından korunan ilk omurgalıdırlar.
  • İç döllenme dış gelişme görülür. (Yumurtanın spermle döllenmesi vücut içinde, yumurtanın gelişmesi vücut dışındadır.)
  • Kalpleri 3 odacıklıdır. (2 kulakçık, 1 karıncık) Kirli ve temiz kan karışır.
  • Soğukkanlıdırlar. Kurbağalardan farklı olarak karıncıklarında yarım perde bulunur. Timsah hariç (timsahta kalp 4 odacıklıdır)
  • Yavaş hareket ettiklerinden beyincik gelişmemiştir, koku duyusu gelişmiştir.
  • Boşaltım atığı ürik asittir.

2.4.3.4 Kuşlar

  • Derilerinde salgı bezi yoktur, epidermis kökenli tüyler ve bacaklarının üzerinde pullar vardır.
  • Akciğer solunumu yaparlar ve solunum havasını çift yönlü kullanırlar.
  • İskelet sisteminin kemikleri içinde uçmayı kolaylaştıran hava boşlukları bulunur. Hava keseleri akciğer ile bağlantılıdır. Solunuma yardımcı olur.
  • Kalpleri 4 odacıklıdır (2 kulakçık, 2 karıncık ) Kirli ve temiz kan karışmaz.
  • Sıcakkanlı hayvanlardır. Vücut ısıları sabittir.
  • Ayrı eşeylidirler,iç döllenme dış gelişme görülür.
  • Vücut boşluğu ile karın boşluğunu ayıran bağ dokudan yapılmış (kaslı değil) diyafram zarı bulunur.
  • Boşaltım atığı ürik asittir.
  • Dişleri bulunmaz. Ağız uzantıları gaga şeklindedir.
  • Gövde omurları kaynamıştır.

2.4.3.5 Memeliler

  • Vücutları kıllarla kaplıdır. Derilerinde ter, yağ ve süt bezleri gibi salgı bezleri bulunur.
  • Yavrular dişide bulunan süt bezleri ile beslenir.
  • Kalpleri 4 odacıklı, sıcakkanlı hayvanlardır.
  • Göğüs boşluğu ile karın boşluğunu ayıran kaslı diyafram zarı bulunur.
  • Akciğer solunumu görülür ve akciğerlerde alveol keseleri bulunur.
  • Olgun alyuvarlarında çekirdek yoktur.
  • Kuşlardan farklı olarak aort sola kıvrılır.
  • Diğer omurgalılardan farklı olarak başın yan tarafında dış kulak çıkıntısı bulunur.
  • Boşaltım atığı üre şeklindedir.

a. Plasentalı memeliler:

  • İç döllenme iç gelişme görülür. Embriyonun beslenmesi anne ile
  • embriyo arasında kurulan plasenta ile sağlanır.
  • Sindirim atıkları ile boşaltım atıkları ayrı açıklıktan atılır.
  • Memelilerin %95’ i bu gruptandır.

b. Yumurtlayan memeliler

  • İç döllenme görülür, plasenta bulunmaz. Embriyo yumurta içinde gelişir.
  • Yavrularını sütle beslerler.
  • Sindirim ve boşaltım atıkları tek bir açıklıktan atılır. Bu yapıya kloak denir. Balık, kurbağa, sürüngen ve kuşlarda da kloak görülür.
  • Ornitorenk, karınca kirpisi bu gruptandır.

c. Keseli memeliler:

  • İç döllenme görülür, plasenta görülmez. Dişinin üreme kanalında, embriyo tam gelişmeden yumurtadan çıkar, kese içine alınır ve burada süt bezleriyle beslenir.
  • Kanguru, keseli sincap, keseli sansar, keseli köstebek örneklerdir.

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here