Canlılarda Davranış – Doğuştan Gelen ve Öğrenilmiş Davranışlar

Canlı organizmalar çevrelerinde meydana gelen değişikliklere karşı tepki gösterirler. Bu tepki bitkilerde ve hayvanlarda farklı şekillerde meydana gelir. Davranış, organizmanın uyarıya tepki vermek için gerçekleştirdiği bir dizi işlevdir.

En basit tanım olarak organizmanın çevresinden gelen uyarılara verdiği yanıt davranıştır. Hayvanlarda görülen davranış şekillerini inceleyen bilim dalı etolojidir

Örneğin bombardıman böceği için düşmanını görmek bir uyarıdır. Bu durumda böceğin vücudunda bazı salgılar üretilir. Bu durum fizyolojik bir tepkidir. Bu tepki sonucunda böceğin düşmanının üstüne kaynar su fışkırtması ise bir davranıştır.

DOĞUŞTAN GELEN DAVRANIŞLAR

Kalıtsal olarak gelen ve sonradan öğrenilmeyen davranış şekillerine doğuştan gelen davranışlar denir. Kalıtsal davranışlar, canlı dünyaya gelir gelmez olduğu gibi, sonradan da ortaya çıkabilir.

Örneğin ipek böceği yumurtalarını bıraktığı süngerimsi yapıyı (kokon), ancak ergin bir tırtıl haline geldikten sonra yapmaya başlar. Hayvan genetik olarak sahip olduğu bu bilgiyi, zamanı gelince davranış haline getirmiş olur. Doğal davranışlar, refleksler ve içgüdüler olarak iki grupta toplanır.

Refleks Davranışları

Canlılarda çeşitli etkilere karşı oluşturulan ani ve değişmez tepkilere refleks denir. Refleksler canlının, çevresel değişmelere karşı hızlı tepki vermelerini sağlar. Sinir sistemi olan bütün canlılarda refleks tepkileri oluşturulur.

İçgüdüsel Davranışlar

Bazı hayvanlardaki davranışlar ise bir uyarı ya da bir dizi uyarıya bağlı olarak ortaya çıkan öğrenilmemiş hareketler sonucu oluşur. Bu şekilde oluşan karmaşık davranışlar içgüdü olarak bilinir. İçgüdüler, canlının karşılaştığı sorunlara karşı hazır cevap olarak oluşturulan davranışlardır.

İçgüdüsel davranışlar son derece karmaşık olduklarından öğrenme ile ortaya çıkmazlar ve kendiliğinden gerçekleşirler.

Böyle bir davranışı gerçekleştiren organizma, refleks davranışlarından farklı olarak ne yaptığının bilinçli olarak farkındadır.

Kuşların ve yılan balıklarının belirli zamanlarda göç etmesi, arıların buldukları çiçeklerin yerlerini özel danslarla diğer arılara bildirmesi, örümceklerin karmaşık yapılı ağları yapması birer içgüdüsel davranıştır.

ÖNEMLİ NOT: Beyindeki hipotalamus bölgesi; yeme, içme, üreme, uyku, yavru bakımı ve sıcaklık değişmelerinin yanında içgüdü davranışlarının da kontrol merkezidir

ÖĞRENİLMİŞ DAVRANIŞLAR

Gelişmiş yapılı canlılarda sonradan öğrenme ile kazanılan davranışlardır. Deneyimler sonucu değişen davranışlara öğrenilmiş davranışlar denir.

Doğuştan gelen davranışların aksine öğrenme, yeni bir durum için uygun yanıtların hayvan tarafından oluşturulmasını sağlar. Örneğin susamış bir hayvanda su arama içgüdüsel bir davranıştır. Ancak suyun bulunduğu yeri öğrenen hayvanın, her susamasında aynı yere gitmesi öğrenilmiş bir davranış olur.

Canlılarda alışkanlıkla öğrenme, şartlanma yoluyla öğrenme, izlenim yoluyla öğrenme ve şartlanma yoluyla öğrenme gibi farklı öğrenme çeşitleri vardır.

Alışkanlıkla Öğrenme

En basit öğrenme, alışkanlıklardır. Bu çeşit davranışlarda hayvan, tekrarlanan önemsiz uyarılara aldırmamayı öğrenir.

Örneğin parklardaki güvercinler, insanlardan kaçmazlar. Kargalar, belli bir süre sonra tarladaki zararsız bostan korkuluğunu önemsemez.

Şartlanma Yoluyla Öğrenme

Bu yöntemle öğrenmeye ait ilk çalışmaları Rus bilim insanı Pavlov yapmıştır. Pavlov deneyinde bir köpeğin ağzına besin konulduğunda içgüdü davranışı olarak salya salgıladığını gözlemlemiştir.

Bundan sonraki aşamada ise köpeğe et parçası verilmeden sadece zil sesi duyurulduğunda salya üretmediği belirlenmiştir. Pavlov köpeğe et verdiği zaman her seferinde zile basmış ve bu işlemi çok sayıda tekrarlamıştır. Bu işlemler sonucunda et verilmese bile her zil çalmasında köpeğin ağzından salya salgılandığı belirlenmiştir.

Bu işlemlerle Pavlov, doğuştan gelen refleks tepkilerinin doğal uyaranlarla değiştirilebileceğini bulmuştur. Bu çalışmalar şartlanma veya şartlanma yoluyla öğrenme olarak tanımlanmıştır. şartlanma olayı iki farklı şekilde gerçekleşebilir.

Klasik şartlanma; bu şartlanma da basit bir uyaran başka bir uyaranla birlikte aynı anda verilir. Bunun sonucu olarak uyaranlar eşleşir ve basit bir refleks tepkisi oluşur (Pavlov’ un deneyinde olduğu gibi).

İşlevsel (Aparent) Şartlanma; uyaranın bir ödülle birleştirilmesi sonucunda öğrenme davranışı gerçekleşir. Yani canlıya ceza veya ödül verilerek bir
davranışı yapması ya da yapmaması öğretilir.

İzlenim Yoluyla Öğrenme

Canlıların gördükleri objeleri taklit ederek öğrenmelerine izlenim yoluyla öğrenme denir. Bu durum basit bir öğrenme şeklidir. Özellikle yeni doğmuş veya yumurtadan çıkmış canlılarda görülür. Bazı hayvanların yavruları, annelerinin arkasından yürümeyi, saklanmayı ve avlanmayı bu şekilde öğrenirler.

Deneme ve Yanılma Yoluyla Öğrenme

Canlının karşılaştığı bir durumda doğru davranmayı öğrenmesi yani iki tepkiden doğru olanı seçmesi deneme yanılma yoluyla öğrenilir. Öğrenmenin oluşmasında ödül ve ceza yöntemleri kullanılır.

Kavrama Yoluyla Öğrenme

Öğrenmenin en ileri şekli olarak kabul edilen bu davranışa gelişmiş omurgalı canlılarda rastlanır. Bu öğrenme yeteneğine sahip olan bir hayvanın besinine ulaşmasını sağlayan yol engellenirse, hayvan önceki deneyimlerinden yararlanarak yeni bir yol bulabilir veya sorunu ortadan kaldırabilir.

Örnek SORU;

Canlılarda görülen davranışlar bireysel olabileceği gibi gruba özgü de olabilir.

Buna göre, aşağıda verilenlerden hangisi, gruba özgü davranışlardan biri olabilir?

  • A) ıpek böceği tırtılının kokonunu ergin hale gelince yapmaya başlaması
  • B) Kazların göç etme sırasındaki uçuşlarının V şeklinde olması
  • C) Yeni doğan bebeklerin hemen soluk alıp vermeye başlaması
  • D) Kurbağaların, önlerinden geçen küçük ve hareketli cisimleri yakalamak için dillerini uzatması
  • E) Örümceklerin ağlarına düşen böceklerin titreşimlerine tepki vermesi

Çözüm

İpek böceğinin tırtılının ergin hale gelince kokonunu yapmaya başlaması, bireysel bir harekettir.

Örümceklerin ağlarına konan böcekleri hissetmesi ve kurbağaların dilleriyle böcekleri yakalaması da bireysel hareketlerdir. Bu çeşit hareketlerin yapılması için bir grup oluşturulmasına gerek yoktur. Yeni doğan çocukların soluk alıp vermesi, beyindeki ilgili merkezin uyarılması ile sağlanır ve sadece bireye ait bir davranıştır.

Kazların V şeklinde uçması, grup oluşturarak yapılan kalıtsal bir davranıştır ve göç etme sırasında enerji tasarrufu
sağlar. Bu sayede kazlar, uzun süreli olarak yere inmeden uçarak yer değiştirebilir.

Cevap B

Örnek SORU

Biyoteknoloji sayesinde gerçekleştirilen

I. Peynir üretiminde kullanılan bazı enzim çeşitlerinin, gen transferi yöntemiyle çeşitli mikroorganizmalara ürettirilmesi
II. Kirletici metalleri bağlamak için, genetik olarak düzenlenmiş mantarların ve bakterilerin, biyolojik absorblama sistemi olarak kullanılması
III. Yabani otlarla ve zararlı böceklerle mücadelede ilaç kullanma yerine, kültür bitkilerinin gen transferi yöntemiyle dirençli hale getirilmesi

şeklindeki çalışmalardan hangileri, tarım alanındaki çalışmalardandır?

A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
D) II ve III
E) I, II ve III

Çözüm…

Birinci öncülde verilen; peynir üretiminde kullanılan bazı enzim çeşitlerinin gen transferi yöntemiyle çeşitli mikroorganizmalara ürettirilmesi işlemi gıda teknolojisi alanında yapılan çalışmalara örnektir.

İkinci öncülde verilen; kirletici metalleri bağlamak için genetik olarak düzenlenmiş mantarların ve bakterilerin biyolojik absorblama sistemi olarak kullanılması işlemi çevre alanında yapılan çalışmalara örnektir.

Üçüncü öncülde verilen; yabani otlarla ve zararlı böceklerle mücadelede ilaç kullanma yerine, kültür bitkilerinin gen transferi yöntemiyle dirençli hale getirilmesi işlemi de tarım alanında yapılan çalışmalara örnek olarak verilebilir.

Cevap C

 

Canlılarda Davranış – Doğuştan Gelen ve Öğrenilmiş Davranışlar – PDF

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
buraya adınızı giriniz